« Home | Sarhosluk » | Karanliklar Hukumdari diyor ki; » | Yalan: Sonuc mu? Niyet mi? » | Tanidik seyler » | Haksizlik! Belki alismam lazim! » | Sorunsuz bir insanim » | The Categorical Imperative » | Unutulmaz Film/Dizi Replikleri » | Hayat Taktikleri: Neden? Nasil? » | Uyku, biraz daha uyku »

Sen?


QM Posted by Picasa Akil sagligimi kaybetmek uzere miyim? Ben boyle biri degildim ki? Ne oluyor bana? Bugun tanimadigim bir kiza "do you know whom you do look like?" diye aniden sordum. Sasirdi haliyle. "No, whom?" dedi. Ben de "Natalie Portman" dedim. Guldu, kibarca "oh thanks" dedi. Ben de "sorry" dedim, uzaklastim. Arkamdan bakakalmistir herhalde. Neydi bu simdi demistir icinden, ama kesin cok da mutlu olmustur, aynada saatlerce kendine bakmistir sonradan. Su dunyada bir kisiyi sevindirmis oldum, bu da bir hizmet sayilir.

Yani Natalie "bugun hic tanimadigim bir kadina sirf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim." (ki evet sana gercekten benziyordu.) Evet bunu yaptim. Hepsi bundan ibaret ama, seni aldatmis sayilmam herhalde. Sadece eski bir Leman Sam sarkisinin hakkini verdim. "Leman Sam kim mi?", tanimazsin Natalie. Hem Natalie, Sam "Sem" diye okunmaz, ama bosver, sana hersey mubah. Sonucta, "anladim ki hic kimse, hic kimse sen degil" Natalie...

Eski sevgililerimi arayasim var. Kendimi zor tutuyorum. Arasam, eger simdiki sevgilileri ya da esleri yanlarinda degilse, kesin uzun uzun konusurlar benimle, severler beni hala. Unutmadiklarini kendimden biliyorum. "Sadece yanlis zamanda tanistik seninle, hersey baska turlu olabilirdi belki de" desem hepsine. Akillarini celesim var. Yapabilirim bunu, yapmayacagim ama. Isin ozu pek iyi pek efendi pek muhterem bir insanim. Kim kaldi bizlerden azizim? Bu aziz o aziz degil, Natalie.

merak ediyorum, siz erkekler gerçekten hep böyle misiniz? ya da kız milleti o söylediğiniz yalanlara her zaman kanacak kadar aptallar mı? ben şu yazdıklarını ömrü hayatımda en az 3 defa duydum, ama tabi ki ilk seferinden itibaren inanmadım. Neden erkekler çok sevdiğin Nathalie Portman'ın Closer adlı filmindeki gibi sadece 'I do not love you any more, goodbye' demiyorlar ki? hem daha dürüst, hem daha inandırıcı, hem daha gerçek değil mi?

Sevgili Alice (blogger olan), omru hayatinda tam olarak neyi en az 3 defa duydun pek anlamadim. ama bu ne ofke bu ne celal...

Filmin tek gercekdisiligi Alice'in (Natalie olan) o sozleridir ayrica. Kimse "I do not love you anymore, goodbye" diye ayrilmaz. Bu sozler hele o sular seller gibi asik Alice'e hic uymaz.

yok be ne öfkesi ne celali.. :)
ben sadece merak ettim bir sorayım dedim belki benim mantığım çerçevesinde bir cevabın vardır diye düşündüm..
O gerçekdışılığı hani filmde tek olanı ben denedim oldu hem de pek güzel oldu. kaldı ki zaten filmde 'peki çok sevdiğin birini ne yapıyorsun' sorusuna Nathalie çok güzel bir cevap vermiştir ' ayrılmıyorum'. (ki bu bahsi geçen sahne benim filmde Hello stranger'lı sahneden daha çok sevdiğim sahnedir, hani yeni tanıştıkları ve Dan'in çalıştığı gazeteye doğru yürürken aralarında geçen dialog)
Zaten sullar seller gibi aşık olduğumuz kişilerden ayrılmamalıyız, bunun için 'keşke hayatıma başka bir zamanda gelseydin herşey başka olurdu' veya 'seni artık sevmiyorum güle güle' gibi sözlere ihtiyaç duymayız. Eğer ayrılmak istiyorsak zaten sular seller gibi sevmiyoruz demektir. Yani sorun otomatikman çözülmüş olur. Bilmiyorum ifade edebildim mi? Benim küçücük dünyamda boyle işliyor en azından..

Bir an cidden kendini kaybettin sanmistim, valla. Neyse iyiymissin. :)

Closer'i ezbere biliyorum, yonetmen Mike Nichols bugun bana "tekrar cekiyoruz, gel oyna" desin her karakteri (Alice ve Anna dahil) sektirmeden oynarim. O yuzden dedigin sahneyi cok iyi hatirliyorum, ve hatta ben de cok seviyorum o sahneyi. (Bir de Alice'in Dan'a iki katli kirmizi Londra otobusunde "I want to imagine you in Sybiria" deyisi vardir ki, orada kendimi kaybederim. Aslinda sevdigim sahneleri siralasam sonu gelmez ya, neyse.) Alice'e o sahnede inanmamistim, sonra dedigini Dan'a karsi uyguladi, inanmak farz oldu. (Elbette sana da inaniyorum, tebrikler, cidden.) Ama, yine de durumda bir gercekdisi unsur var bence. Sanirim sorun su: Tipik olarak, bir kimseyi artik gercekten sevmedigimizden tam olarak emin olabilecek kadar ozfarkindaliga sahip yaratiklar degiliz. Hayatta bazi seyler "evet-hayir"dan ote cevaplar iceriyor. "Onu seviyor musun?" sorusuna "evet, ama..." ya da "hayir, ama..."li yanitlar verisimiz bundan. "Ama"lar bizi "seni artik sevimiyorum, bye" diyecek cesaretten alikoyuyor. Alice'in (Natalie'nin ve senin) kesin karar verme gucu, cok cok cok azimiza verilmis bir yetenek. Durumun gercekdisiligi burada bence. (Daha soyleyeceklerim var, ama sIkmayayim seni, ana fikir bellidir sanirim.)

bu açıklayıcı comment konusunda teşekkür ederiz sevgili ?.
Alice(Nathalie olan)'in aksanının ailecek hastayız, bu yüzdendir ki kendisi Garden State ve Closer adlı filmlerde kalplerde taht kuracak kadar tatlıdır.

ne demek efenim :)

Selam, iade- i siyaret yaptim ki cok guzel olmus, zevkle okuyorum, eklicem,

eski sevgililerle ilgili...


sakin arama!neden ariyorum ne gerek var?

ne demis unlu filozofumuz:

"bir kere yikandigin nehirde bir daha yikanamazsin"

yani

su akar, insanlar degisir.

Aram sen bosver, Natalie yengemiz guzeldir, masumdur , Leman Sam'in o sarkisini da cok severim

agzina ellerine saglik

Hosgeldin Selin :) Tesekkurler guzel sozlerin icin... Eski sevgililer konusunda da tamamen haklisin da, bilmek var yapmak var.

Evet , bu aynen kucukken annemizin:"Cocum sobaya yaklasma " demesi ve bzim sonraki hamlemizim sobaya yapismamiz gibi bisey...

dolambacli oldu ama sonuc ayni

Excellent, love it! »

:) kopmuş vaziyetteyim
aradın mı acaba eski sevgililerini, çeldin mi akıllarını merak ettim:)

Post a Comment

a href="http://www.justforeignpolicy.org/iraq/iraqdeaths.html">Just Foreign Policy Iraqi Death Estimator